Bir Türk olarak gözlemlerim: Batı Avrupa'daki Türk algısı [UZUN YAZI]
Öncelikle Avrupa, Türkiye'den çok daha iyi bir durumda. Öngörülebilir gelecekte de Türkiye'den daha zengin ve güvenli olacak. Eğer yapabiliyorsanız gelin kendinizi kurtarın lafım yok. Komünist, AKP'li, İslamcı değilim. Türkiye'nin yeteri kadar caydırıcı olmadığından NATO'ya muhtaç olduğunu düşünüyorum.
Bu yazımın siyasi anlamda size bir fikir empoze etme amacı yok
Bulgaristan göçmeniyim, çift vatandaşlık sayesinde Belçika'ya gelebildim. 7 yıldır Belçika'dayım pek çok Batı Avrupa ülkesini de gezdim. Bu sürede Batı Avrupa'daki Türk algısını iyi analiz etme imkanım oldu (Doğu Avrupa'daki zaten malum, Yunanistan kanallarından 5 dk haber izleseniz, facebook gruplarında 2 dakika gezinseniz yeter). Ülkemizde pasaporta erişim sıkıntılı olduğundan pek çok genç kardeşimiz gezip göremiyor bu yüzden de ister istemez dünya vizyonları konusunda bir yer eksik kalıyor.
Öncelikle bu "Vize" olayı büyük oranda sadece bize yapılıyor onu belirterek başlayayım. Sığınmacı sorunu ile ilgili bir durum değil. Buraya ilk geldiğimde 2 yıl boyunca yabancı dil okuluna gittim, sonrasında da yabancı öğrenciler için entegrasyon sınıflarının olduğu yerlerde kaldım. Buralarda herkes vardı, Papua Yeni Gineli bile, tek halk yoktu "Anadolu Türkü". Gördüğüm Türkler ya zengin çocuğuydu, ya benim gibi çift vatandaşlığı olanlardı. Az da olsa Kırgız vb Türki halklar vardı ama ziyadesiyle nadir. Genellikle Türk vatandaşı Kürt boldu. Ama Anadolu Türkü yok, çünkü Anadolu Türkü olduğunuzda vizeniz otomatik red ediliyor ama sizinle aynı vatandaşlığı paylaşan Kürt olunca (Kütüğün doğu illerinde kayıtlı olması, fenotip vb ele veriyor) ona vize veriyorlar. Hatta ve hatta eğer paranız veya çift vatandaşlığınız yoksa evlilik vizesi bile sıkıntı çıkarıyor (Eğer Kürt değilseniz) nikahlı eşini getiremeyen veya getirmek için yıllarca uğraşan çok kişi gördüm.
Belli bir dönem Mağrip ülkelerine vize kolaylığı sağladılar eski koloni diye bu yüzden ülkelerde ciddi bir mağribi nüfusu var. Bunda Cezayir İç Savaşı sorasında gelenler de çok etkili oldu (Fransa özelinde). Türkler vize konusunda Afganlardan iyi ama Pakistanlılar, Hintliler ve Araplardan daha aşağıdalar bürokraside.
Avrupalılar iyi şartlarda yaşadıklarından dolayı bizim gibi öyle "kendimi kurtarayım" dertleri yok. Çok araştıran insanlar değiller ve genel kültürleri de aşırı kısıtlı. Kitap okuyorlar evet, okudukları kitaplar genellikle Manga ve genç kızlara hitap eden aşk romanları, istatistiklerde bunlar da "Kitap" sayılıyor o yüzden kitap okuma oranları yüksek görünüyor. (Manga ve Anime kültürü bizden daha kuvvetli) Cehalet seviyesi gerçekten beni ciddi manada şaşırttı, 12. sınıftayken (5eme secondaire) çarpanlara ayırma, OBEB-OKEK yapamayanlar vardı. Kafkasya'nın Afrika'da olduğunu söyleyen mi dersiniz, Belçika'nın Flanders eyaletinde Haredi Yahudisi görüp Flanders'ın İsrail olduğunu sanan ve Gazze Avrupa'da diyen mi dersiniz, linguistikte master öğrencisi olup Türkçeye İrani dil diyen mi dersiniz, psikolojide master öğrencisi olup İstanbul Macaristan'ın başkenti diyen mi dersiniz. Türkiye'nin en alt tabakasından duyabileceğiniz saçmalıkları burada genç ve eğitimli kişilerden defalarca duydum.
Türkler söz konusu olduğunda görüşler birkaç profilde incelenebilir: Sıradan vatandaş, Solcu, Muhafazakar, Samimi Dindar
Sıradan vatandaş için Türk Arap'tır. Solcu, instagramda arap-fransız çift videolarına like atan bir arkadaşın "Tunus ile Türkiye'nin bayrağı aynı" diyip bana Türk takımına transfer olduktan sonra bir röportajında Türkçe konuşup alkış alan bir futbolcunun videosunu gösterdi "Görmüyor musunuz bu aynı dil! Neden Arap olmaktan utanıyorsun aslını inkar etmemelisin" gibi şeyler söyledi. Üniversite'ye geçtiğimde bu konuda insanların ağzını bol bol yokladım. Pakistanlılar, Afganistanlar bizden çok daha dindar ve Arap özentisidir, onların Arap olmadıklarını biliyorlar ama Pakistan ve Afganistan Arap değildir diyenler Türkleri Arap sanıyorlar. Sebebi Arap=İslam kafasıyla yaklaşmaları ve Türkler Avrupa'ya İslam adına akınlar düzenlediği için milli bilinçte İslam=Türk formülünün oturması.
Çoğu göçmen karşıtıdır, göçmen Araptır, Türk de Araptır öyleyse Türk kötüdür. Kısacası sıradan vatandaş Türkleri, Türklerin Suriyelileri gördüğü gibi görür. Ülkesinden atmak ister. Onların gözünde Müslümanlar tek bir grup çoğu Arap bir de Arabımsılar var. Bunlar batıyı işgal etmek isteyen barbarlar. Bir defasında yurt arkadaşımla sohbet ederken "Moruk Türkler Arap diyorsun vb ama bizim gerçekten Arap olmadığımızı biliyorsun değil mi?" diye başlayıp ona durumu özetledim. Cevabı "Yav bana ne *** nabayım orta doğunun bilmem ne köşesinde yaşayan her halk için ayrı bir isim mi bulayım. Arapsın işte çok da umurumdaydı linguistiğiymiş genetiğiymiş" minvalindeydi. Çoğunluk Türkiye'ye (İstanbul, İzmir, Antalya dahil) Orta Doğu tecrübesi için gider. "Mısır ve Fas'a gittim geriye Türkiye kaldı :)" oldukça yaygındır insanlar Türkiye'de Orta Doğu estetiği, deve falan görmek için geliyorlar bir de döndüklerinde bunları göremedikleri için hayal kırıklığına uğrayıp param boşa gitti diyenler oluyor.
Solcular son zamanlarda Türklere sahip çıkmaya başladılar, bunların arasında bol bol Yunan ve Ermeni vardır, bunlar içten içe Türkleri sevmez ama ideolojik sebeplerle ağızlarını açamazlar. Solcular arasında gizli ırkçı boldur, siyasi bilimlerde okuyan pek çok ahbabım bana PTB'de teşkilat üyesi olup da siyahilere birebirde söven kişilerden bahsetti. Solcular Araplara, Pakistanlılara, Afganlara, Siyahilere çok empati yapar kendi siyasi kampanyalarını bunlardan yürütürler.
Yunanların %90'ı Türk düşmanıdır, ama Belçika'da gurbet hasretinden Türklerle empati yaparlar, Türk-Yunan komünitesi arasında gözle görülür bir çatışma yoktur. Bazen "Bizimiz aramız aslında çok iyi ama ah bir de politikacılar olmasa" minvalinde konuşurlar, bizde Erdoğan'dan bıkmış kesim de "Aslında aramız iyi olacak ama AKP engelliyor" diye düşünüp onlarla empati kurar, Avrupalı bir halk bizi seviyor diye kendilerini iyi hissederler, genelde bunlar virtue signaling (erdemli görünmek) için söylenir. Türk olduğunuzu duyan Yunanlar genelde "Ülkelerimiz düşman, pek iyi anlaşmıyoruz" diyip neyse diyerek konuyu değiştirir, üniversitelerde dahil olmak istediğiniz bir yerde Yunan veya Ermeni varsa kesinlikle girişinize engel olurlar (kulüp yönetimlerinde, fakülte kulüplerinde, tiyatrolarda vb). Irkçılık konusunda Türk olduğunuzda yapacak pek bir şeyiniz yok, şu anda Çingeneler ve Türkler Avrupa'da açıkça ırkçı olup hiçbir sonuçla karşılaşmayacağınız 2 millet. Okul yönetimlerine verilen şikayetler eğer siyah, arap veya hintliyseniz dikkate alınıyor ama Türkseniz alınmıyor. Bu yüzden fakülte kulüplerinde hiç Türk yoktur.
Daha önce bir üniversite festivali vardı, burdakiler "soirée" dedikleri ev partilerini sever. Akşam vakti evlerinde müzikli biralı parti yaparlar. Ben de davetliydim, evde 5-6 kişiydik, ben o gün 3 şişe bush pêche mel devirdiğimden acayip sarhoştum kafam hülyalardaydı. Kavga etmeyi geçtim evime dönebilecek halde değildim. Bu partideki kişilerden biri de mezun olmuş memur bir tipti nişanlısıyla gelmiş. Benim sarhoşluğumdan istifade edip bana sataşmaya başladı işte keçi s****yor musun, kuzeninle evli misin, hiç hem sigara içip hem alkol alan bir Türk görmemiştim falan. Sonunda benim kafamda bir şimşek çaktı, dedim lan bunlar benim Türk olduğumu nereden biliyor ben söylemedim ki? Sonrasında öğrendim ki messenger grubunda beni davet ederken "Türk Erdem" diye belirtmişler. İşte araba iyi içirin de makara yapalım falan demişler. Aynı şekilde Erasmus kulübünde de Türk kızlarla yatan italyanlar "Arap kıza iyi bindik ha, ülkesinde başını açamıyor burada özgürlüğü gördü vurduruyor" seviyesinde muhabbet yapıyorlar, kendilerini Avrupalı gibi gören (Avrupalıların yaptıklarını yapan) Türkleri soytarı gibi ,izlenip eğlenilecek kişiler olarak görüyorlar.
Muhafazakar kesim vardır ki gençlerde sayıları son zamanlarda arttı, bunlar dindar olduklarını iddia etselerde aslında ırk onlar için dinden önde gelir. Genelde sosyal medyalarında takım elbiseli fotoğraflarından bunları tanırsınız, hukuk, tarih, gazetecilik, siyasi bilimler gibi bölümlerde sayıları boldur. Değişik bıyıkları olur. Bunlar Türklere mongol der, Anadolu eskiden Hristiyan medeniyetinindi ama Müslüman asyalılar orayı çaldı ve Avrupa'nın derinliklerine kadar ilerlediler, şimdi utanmadan kendilerine avrupalı diyorlar bunların bir gram öz saygıları yok mentalitesi hakimdir. Aralarından ironik olarak bir kısmı "Türkler aslında Müslümanlaşmış Yunan yaaa" diyip Türklere de fazla kaba olmamak lazım aslında onlar da Avrupalı ama daha aşağı Avrupalılar, tamam aramıza almayalım ama öyle üzerlerine gitmek de manasız diye düşünürler, bu kesim azınlıktır ve ironik bir şekilde neo-n**ilerde sayıları boldur. Genelde Türk düşmanlıklarını meşrulaştırmak için Türklerin soy****m yaptıklarını söylerler. Çoğu megali ideacıdır, Yunanistan'ın Batı Türkiye'yi işgali için diğer batılıların destek olması gerektiğini savunurlar. Türklere "hamamböceği" derler.
Samimi dindarlar vardır, bunlar genellikle gömlek üstüne kazak, gömlek altına uzun etek ve haç kolyeleriyle kendilerini belli ederler. Gerçekten yüzleri temizdir. Hristiyanlık'ta İslam'da olduğu gibi ırkçılık yasaktır, bunlar da dini pratiklerinde hassas olduklarından ırkçılığa karşıdırlar. Tamamına yakını katoliktir, Ortodoks ve Protestanlarda samimi dindarın Türkler hakkındaki görüşü toplumun genelinden farksızdır. Yaşadığım şehirde her ay rock&roll dansı partileri oluyor ben de kafa dağıtmak için gidiyorum, oralarda dans ettiğim kızlarla konuşurken bana nerelisin diye sorduklarında başta çok iyi konuşsak bile Türküm, Türkiye'den geliyorum dediğim anda konuşmayı bırakıyorlar. Bu oraya her gittiğimde başıma geliyordu bu yüzden ciddi manada 1 sene bu olayları yaşadıktan sonra Türküm demeye utanmaya başladım. Bazen Bulgarım diyordum ama "Nerelisin?" sorusu Belçikalıların olduğu (uluslararası partiler iyi) partilerde beni cidden zorlamaya başladı, bildiğin saniyelerce "Ulan ne desem" diye düşünüp kızardığım oluyordu. Bir gün bu samimi dindar diyebileceğimiz tipten bir kızla tanıştım orada, ona Türküm dedikten sonra "ulan boynunda haç var" diye düşündüm, kesin bu da bir bahane bulup yanımdan gidecek diye düşündüm çünkü 10'da 7-8'i böyle yapıyordu. "Umarım senin için sorun değildir" dedim o da bana inançlı bir katolik olduğunu, gösteriş yapmadığını ve ırkçılığın "İsa tarafından yasaklandığını" söyledi.
Tabi bunlar sadece bir dans partisi, dil ve konuşma terapisi okuyorum, sınıfta Türk olduğumu öğrendikten sonra benle konuşmayı bırakıp sonrasında tamamen ignore layan 3-4 kişi oldu. Brüksel'de tıp okuyan Pelin diye bir arkadaşım var, soyadını anonimlik için vermiyorum, 1.70 boylarında oldukça çekici, hafif çekik gözlü bir hanım. Gerçekten çok güzel bir kız, o da benzer şeyleri yaşadığını ve Türk olduğunu bilen kişilerin kendisiyle selamı sabahı kestikleri için arkadaş edinmekte zorlandığını söyledi. Ki doktorlar, dil ve konuşma terapistleri normalde ırkçı olmaması gereken "ayrımcılık yapmadan" insanlara yardım etmekle görevli kimseler. Yani "Türkler çok suç işliyor ondan önyargılılar, Türkler dinci ekstremist sanıyorlar" olayı yanlış, mini etekli, çekici genç bir kız da olsanız vaziyet bu. Buraya gelmeden önce "Bizi yanlış biliyorlar, AKP yüzünden sevmiyorlar Avrupa bizim müttefiğimiz" şeklinde düşünüyordum ama çocukluktan itibaren 7 yıl burada kalmak baya şey değiştirdi, burada tam tersi daha gelenekselci ve muhafazakar oldum.
Genellikle buradaki Türkler arasında birkaç ayrı tip var. Doğma büyüme buralı olanlar bu tarz olaylarla ömür boyu karşılaştıkları için genelde kimlik kompleksine bürünüyorlar ve bu yüzden bizim bildiğimiz her yerde Türk olduğunu belirten, cringe, uyumsuz profil ortaya çıkıyor adam kendince "Bana saygı duymayana ben neden saygı duyayım" diye düşünüyor bu yüzden seküler olan mini etekle gezen Türklerden bile Erdoğan destekçisi var. Çünkü "benim kimliğimi korumam gerek, benden nefret eden bir güruhun içindeyim" mentalitesi iliklerine kadar işlemiş. Türkiye ile ilgili ne varsa sahipleniyorlar ve Türkiye'de tutunacak bir dal arıyorlar. Buradaki seküler Türkler gerçek Belçikalılarla değil kendileri gibi göçmen kökenli olanlarla evleniyorlar İtalyanlar, Mağribiler ve Polonyalılar özellikle çok yaygın. Dil bilmeden yaşayan ve 2-3 yılını doldurmamış Türk göçmenler genelde saftır "Burada bize saygı duyuyorlar" diye düşünürler ve genelde daha optimist konuşurlar. Dil bilerek 4 seneyi geçenler genelde biraz içine kapanır, çoğu sağa kayar. Maddi durumu iyi olanlardan da bir kısım avamdan ayrı yaşadıkları için bu tarz olayları yaşamamıştır, onların tecrübeleri daha olumludur.
Şunu da belirtmek gerekir ki Türk düşmanlığı bir Avrupa fenomenidir ve Avrupalı olmayanlarda çok nadirdir. Burada Mağribiler (Kimi kendine arap der kimi biz Amazig'iz der) Türk olduğunu duyduğunda sizi kardeşleri bilir, el üstünde tutarlar, Mağribi kızlarda Türk erkek hayranlığı vardır. Amerika'dan, Asya'dan vb gelenler Türkler'e karşı nötrdür, çoğu saygılıdır. Ukraynalılarla son zamanlarda aramızda ciddi bir iyileşme oldu.
Evet, genel tablo bu.