u/PrestigiousAdvisor40

Image 1 — 23 Nisan Nasıl Bayram İlan Edildi Muhittin Baha Bey'in Konuşması
Image 2 — 23 Nisan Nasıl Bayram İlan Edildi Muhittin Baha Bey'in Konuşması
Image 3 — 23 Nisan Nasıl Bayram İlan Edildi Muhittin Baha Bey'in Konuşması

23 Nisan Nasıl Bayram İlan Edildi Muhittin Baha Bey'in Konuşması

​

ALİ ŞÜKRÜ BEY (Trabzon): — Efendiler, hissiyatınıza tercüman olduğumu zannediyorum. Rica ederim bendenizi sükûnetle dinleyeceksiniz. Arkadaşların bir kısmı bugünü memleket için milli bayram yapmak istiyor. Bunların bu düşüncesini ve bugünün büyüklüğünü hepimiz tasdik ederiz (onaylarız). Yalnız zannediyorum ki; bayram, memlekette hiçbir mecburiyete dayanmadan, büsbütün kendi kendine ve bütün hürriyetperver kimselere takdim ettiği bir gün bayram olur. Hatta bütün milletin takdir ve onayıyla seçilen bir gün bayram olur.

​(Meclis'te Gürültüler Yükselir)

​YAHYA GALİP BEY (Kırşehir): — Görünürde olan bir şeyi inkar edemezsiniz!

ALİ ŞÜKRÜ BEY (Trabzon): — Müsaade buyurunuz rica ederim. Buraya herkesi millet göndermiştir ve herkes burada vatani görevini yerine getirecektir. Zannetmeyelim ki biz mücadelenin daha sonuna geldik, henüz başındayız! Boynunuza takılmak istenilen esaret halkasını atmak istiyoruz, atacağız. Fakat bu kurtuluş doğrudan doğruya sadece bize mi aittir? Bir ordunun başarısı sadece bir kumandana mı aittir? Meclis kendi kendine "Ben şövalye idim, 23 Nisan'da burada toplandım, o yüzden bugünü bayram yapıyorum" demesi bana göre uygun değildir.

FEYZİ EFENDİ (Malatya): — Pek yanlış söylüyorsunuz!

ALİ ŞÜKRÜ BEY (Trabzon): — Benim görüşüm yanlış ise gelir (kürsüde) söylersiniz. Efendiler! Millet bu bayramı, esaretten kurtulup İstanbul'una kavuştuğu ve en kıymetli İzmir'ine kavuştuğu zaman yapacaktır. Bizi bu başarıya ulaştıracak olan, 23 Nisan'da şurada toplanan millettir. Bunu millet yapacaktır; millet kadirşinastır. Kendi kendimize bunu teklif etmek uygun değildir. Bu, kendimizi avutmaktan başka bir şey değildir.

​Sonra efendiler! Önümüzde gayet tehlikeli, fakat ümitsiz olmayan yollarımız vardır. Bu yolları inşallah azimle yürüyeceğiz. Fakat rica ederim hissiyat ile oynamayalım. Birtakım duygularla vakit geçirmeyelim. Yapacağımız işler pek çoktur; bütçemizi henüz onaylamadık. Biz buralarda bütçeyi yaparak memura, işçiye iş gördürelim. Hepimizin vazifesi budur. Bayram kutlamasını son gayeye (zafere) ulaşacağımız güne bırakalım. O zaman millet kendi kendine, bizi mukaddes amacımıza ulaştıran bu toplandığımız günü yüceltsin ve şenlik yapsın.

MUHİTTİN BAHA BEY (Bursa): Efendim, 22 Nisan ile 23 Nisan arasındaki farkı düşünmek bugünün millî bir îyd günü olup olmadığına dair katî karar vermek için iyi bir vesile olmuştur.

22 Nisanda bize hıyanet etmiş, Makamı Âlii Hilâfet ve Saltanata tasallut etmiş bir adam ve onun avenesi vardı. Millet başsızdı. Hariçteki hükümetler, milleti kurtarmak için öne atılan, ortaya atılan kimselere, kahramanlara âsi diyorlardı, mevki kapmak için ortaya atılmış birtakım adamlar, diyorlardı. Binaenaleyh, milletin başında kimse yoktu. Millet resmen tanınmış bir Hükümete malik değildi. Herkes bu işin ne olacağı hakkında kendi kendine düşünüyor, ağlıyor ve birbirleriyle dertleniyorlardı. Kim gelip de bu milleti kurtaracak, diye herkes için için ağlıyordu. 23 Nisanda milletvekillerini gönderdi ve o vekiller burada toplanarak milletin hissiyatına, efkârına tercüman oldular. Hiçbir zaman milletin heyeti umumiyesine dair söz söylemiyen millet burada 23 Nisanda ilk sözünü söyledi. Ve bu dâvayı millîye atıldı, efendiler; yapacağı şeyleri takrir etti ve bir seneden beri bunları yapmıştır. Yoktan bir ordu çıkardı. Dağılan milleti bir araya topladı. Milletin başına musallat olan Halifeyi orada yalnız bıraktı. Müslüman âlemini ve halkın buraya raptetti. Bir Müslüman Hükümeti sefirini buraya gönderdi. (Alkışlar) Evvelki gün onu buraya getirdik. Bütün İslâm âleminin nazarı ümit ve amalini bu Meclise ve bu Anavatana raptetti. Binaenaleyh, yalnız Türklerin, yalnız Anadolu'nun değil, bütün İslâm âleminin hayatını, istikbalini kurtaracak bir milletin temellerini 23 Nisanda attı, efendiler; (Bravo sesleri ve alkışlar)

Efendiler; geçen seneye bakarsanız bu bir sene bizim değil, bizi buraya gönderenlerin göğüslerini kabartacak bir fahirdir. Biz, bugünü yevmi millî addetmekle şerefi kendimize hasretmiyoruz. Biz ne yaptık? Yapan millettir. Biz vazifei vekâletimizi lâzımolduğu gibi yapmak suretiyle müvekkillerimizin huzuruna çıkıp da mahcub olmazsak bizim için medarı iftihar olacak budur. Fakat bugünü yevmi millî yapmak şerefi, bugünü yevmi millî tanımak şerefi millete aittir. Ben hiçbir zaman bu kürsüden bir mebus ağzından işitmek istemezdim ki; daha bir şey yapmadık, neticemize vâsıl olmadık. Neticemizin ne olacağını ne biliyoruz? Biliyoruz efendiler, neticemiz muzaffer olmaktır. Binaenaleyh ya muzaffer olmaktır veya ölmektir. Fakat ölmiyeceğiz. ölmiyeceğimizi ispat ettik. Ve daha da edeceğiz. Yoktan ordular çıkardınız. Tırnaklariyle silâhlar yapan ameleler vücuda getirdiniz. Sanatkâr olmıyan bu memlekette ve fabrikaları olmıyan bu memlekette fabrikalar varmış gibi asarı fevkalâde vücuda getirdiniz. Yemin ettiniz. Efendiler; muzaffer olacaksınız, muzaffer olacaksınız. Binaenaleyh bu millî bayramı üç sene sonraya tehire lüzum yoktur. Bugünden itibaren âleme ilân edeceksiniz. Diyeçeksiniz ki: Bir seneden 'beri yaptığımız şeyler meydandadır. Binaenaleyh 23 Nisan günü, bu milletin, hür ve müstakil Anadolu'nun müebbeten millî bir bayramıdır. (Müzakere 'kâfi, takrirler okunsun, sesleri)

KANUN TEKLİFİ

​Madde 1: Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ilk açılış günü (yevm-i küşadı) olan 23 Nisan, A'yâd-ı Milliye’dendir (Milli Bayramlar’dandır).

​TUNALI HİLMİ BEY (Bolu): Efendim "Milli Bayram"dır, Türkçe olsun.

​REİS: Efendim oyunuza sunuyorum.

​ABDÜLKADİR KEMALİ BEY: Efendim "Milli Bayram" olsun.

​REİS: Efendim, "Milli Bayram" şeklinde düzeltilmesi teklif olunuyor. Maddeyi "Milli Bayram" şeklinde kabul edenler lütfen el kaldırsın. Kabul edildi efendim.

tbmm zabıt ceridesi, devre 1, cilt 10, 23 nisan 1921