
r/AteistTurk

Sonunda Kuran'ı baştan sona okudum. Artık İslam'a döneceğimi hiç sanmıyorum.
Turuncu işaretli yerler= Gereksiz gördüğüm, olmasa da olur dediğim, bana bir şey katmayan, çok fazla tekrar eden ayetleri koydum. Başta sadece böyle ilerlerken aralarına Allah'ın kendini övmesini ve azabı da ekledim. Çünkü çok fazlalar ve ayrı işaretlemeye erindim.
Mavi işaretli yerler= Kendini övme, kendinden bahsetme içeren ayetler
Kırmızı işaretli yerler= Azap, tehdit içeren ayetler.
Sarı işaretli yerler= Sıkıntılı, çelişkili,, insan yazımı olduğunu düşündüğüm ayetler.
Yeşil işaretli yerler=Bilimle çelişen ifadeler.
Arada işaretlerken bazı ayetler gözümden kaçmış olabilir, çünkü çok sıkıcı, sürekli kendini tekrar ediyor, bir süre sonra başım ağrıyor uykum geliyor falan. Bu kadar sıkıntılı şey gördükten sonra yeniden İslam'a döneceğimi sanmıyorum. Farklı bir mealden okusam da, tefsire baksam da bir daha dönmem. İslam'la ilgili araştırmamı sona erdiriyorum. Arada genel kültür diye dinlere bakarım sadece.
Nuh soykırımı
Allah insanlara ibret olsun diye muhtemelen içerisinde bebek ve çocukların da bulunduğu koca bir kavmi sular altında boğarak katlediyor.
Cemre Demirel Hk.
Cemre Demirel bana hep çok kültürlü gelmiştir öncesinde dinle alakasız videolarını izlediğimden dolayı bu adamın müslüman olmasındaki argumanlari ne ve nasıl cevaplar veriyor bilgili şahsiyetler varsa bilinçlendirsin özet olarak merak ettim..
“Çocuklara din eğitimi vermek, onların zihinlerine daha küçük yaşta pranga vurmaktır.”- Turan Dursun
İlkokula giden yeğenime bakanlık tarafından okulda dağıtılan kitap. O yaştaki çocuğa eleştirel düşünme, okuma alışkanlığı kazandıracaklarına ona “görmeden inanma”yı öğretiyorlar. Bu konuda Russel’in çok güzel bir sözü vardır: “Bir çocuğa belirli bir dinin doğru olduğunu öğretmek, ona kanıt olmadan inanmayı öğretmektir.”
Dinciler, küçük yaştaki çocuklara o tohumu ekmek için ellerinden geleni yapıyorlar, fakat laik bir ülkenin bakanlığının şu oyuna alet olması da işin en acıklı kısmı olsa gerek.
Madem islam dini hak dini, o halde neden çocukların peşini bırakmıyorlar? Bıraksınlar, o çocuklar büyüsün ne de olsa fıtratlarında islam yok mudur zaten (!)
Kavram Kargaşası Yaşayan İnsanlar
Ateizmi neresinden anlamış acaba.
Bu Tarz Yorumlardan bıktım usandım
Merhaba arkadaşlar
İslamcı kesimin kendi ideolojilerinde olmayan biri öldüğünde arkalarından beddua lanet okumaları midemi bulandırıyor. Bunların çoğunun barbar ve vahşi insanlar olduklarını her seferinde daha da iyi anlıyorum. kendisine hiçbir zararı dokunmayan preföserler,bilim adamları,yazarlar ve sanatçıların arkasından ateşi bol olsun cehennemde ebedi kalsın gibi beddualar yazıyorlar ölen kişi vatanını milletini seven topluma yararlı biri olsada, hiçbir hristiyanın ölen birinin arkasından böyle şeyler yazdığını görmedim ve duymadım. bu durum bunların zihniyetinin ne kadar tehlikeli olduğunu gösteriyor bu zihniyet sivas,maraş katliamlarını yapan zihniyetle aynı bu durum laik Cumhuriyetin bu ülke için ne kadar gerekli olduğunu gösteriyor
Cennette var olan şeylerin zaten dünyada var olması garip değil mi sizce?
Örneğin: Su, süt, bal, zencefil, su pınarları, içki, meyveler, hurmalar, nar ağaçları, sedir ağaçları, muz ağaçları, ırmaklar...
Mısır’daki El-Ezher Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nin mezuniyet töreninde bir profesör, öğrencilere karşı twerk hareketleri yaptı.
v.redd.itBatılı "İlericilerin" Teokratik Terör Güzellemesi
Son zamanlarda Reddit’in ana sayfasında (özellikle batı "sol"u eğilimli sublarda) veya genel olarak Batı menşeli sosyal medya mecralarında çok tuhaf bir trend gözlemliyorum.
Durum şu:
Kendi ülkesinde laikliği, kadın haklarını, ifade özgürlüğünü ve LGBT+ haklarını "kırmızı çizgisi" olarak gören Amerikalı veya Avrupalı bir kullanıcı; konu Ortadoğu’daki teokratik yapılar (Taliban, Hamas, İran rejimi, Hizbullah vb.) olduğunda bir anda bu grupların en ateşli savunucusu haline geliyor.
Dikkatimi Çeken Temelindeki Sorunlar:
1- Batılı solcular, "anti-emperyalizm" adı altında, bölge halkına hayatı zindan eden teokratik diktatörlükleri "direniş odağı" olarak romantize ediyorlar. Oysa savundukları bu yapılar, bizzat o insanların özgürlüğünü elinden alan yapılar.
2- "Bu onların kültürü, saygı duymalıyız" argümanıyla; kadınların eğitim hakkının elinden alınmasını veya şeriat mahkemelerini meşrulaştırmaya çalışıyorlar. Bu aslında gizli bir oryantalizmdir; yani "onlar zaten bu kadarını hak ediyor, onlar için demokrasi lüks" demektir.
3- New York'da Starbucks'dan, frappuchinosunu yudumlarken tweet atan biri için şeriat sadece bir "direniş sembolü" iken, bizim gibi coğrafi olarak buna yakın olan veya bu baskıyı bizzat hissedenler için bu ölümcül bir gerçeklik.
Sormak İstediğim Sorular:
- Seküler bir Batılı, kendi yaşam tarzını yok etmek isteyen bir ideolojiyi neden "zararsız" veya "özgürlük savaşçısı" gibi göstermeye çalışır?
- Bu grupların içindeki radikal fikirleri eleştirdiğimizde neden hemen "İslamofobik" damgası yiyoruz?
- Batı’daki bu "akademik körlük", yarın bir gün o radikalizmin kendi kapılarına dayanmasına neden olmayacak mı? Hatta Avrupa'da (Özellikle Fransa ve İngiltere) bunun gerçekleşmeye başladığını görmüyor muyuz?
Bu konudaki gözlemlerinizi ve bu kitleye karşı nasıl bir argüman geliştirilmesi gerektiğini merak ediyorum.
Not: Soracak olan olursa; içeriğin formatlaması ve imla düzenlemesini LLM ile yaptım; çünkü bu konu beni çok tetikleyen bir konu ve sayfalarca iç dökme merasimine dönüyor.
Şahsi duygusal nefret kusmalarımı yazmak yerine, mantık çerçevesinde tartışmak istedim.