u/theseeenutzzz

Hayatımda açtığım ilk Destined Rivals packinden SIR çıkarttım

Hayatımda açtığım ilk Destined Rivals packinden SIR çıkarttım

Centering bok gibi ama olsun

u/theseeenutzzz — 10 hours ago

Are these worth sending in to get graded ?

If they are,I am considering sending them to TAG but if you have any recommendation about that I’ll take it

u/theseeenutzzz — 5 days ago

Should I send this to TAG

I also have an English Poliwhirl IR from 151. It looks pretty clean, but I’m not sure if it’s worth sending in for grading.

u/theseeenutzzz — 5 days ago

Sizce bunu TAG e gradinge göndermek mantıklı mı

Chat gptye attım mantıklı dedi kendim inceleyince de mantıklı gibi geldi ama yine de bu konularla alakalı bilgisi olanlardan da görüş almak isterim

u/theseeenutzzz — 5 days ago

Nerdeyse 1 yıldır İsveçte lisans okuyorum, Düşüncelerim ve Deneyimlerim:

Ağustostan beri İsveç’teyim. Burada 1. sınıfa başladım ve 1 aydan az bir süre içinde 1. sınıf bitecek. Mühendislik okuyorum. Hayatımdaki en zor ama bir o kadar da güzel dönemdi. İnsanın buraya alışmak için gerçekten en az 1 yıla ihtiyacı var. Gelmeden önce 2-3 ayda alışırım diyordum ama hiç öyle değilmiş. Çünkü çok farklı bir sistem, okul, çevre ve insanlar var. Bunlara alışmak için gerçekten zaman gerekiyor.

1- Okul

Avrupa’daki okulların eğitim sistemi Türkiye’den gerçekten çok farklı. 1 yıl Ankara’da CENG okuduğum için az da olsa kıyaslayabiliyorum. Benim deneyimlerime göre burada çok daha fazla imkân ve kaynak olmasına rağmen sınavlar ve dersi geçmek için gereken şartlar daha zor.

Hiç kimse 1. sınıf olmanı önemsemiyor; direkt seni mesleğin içine atıyorlar. Üstüne çok hızlı ve yoğun bir tempo var. Örnek olarak yılın ilk dersi Digital Design’dı ve sıfır ön elektrik-elektronik bilgisiyle 4 tane lab projesi + raporu yapmak ve sınavı geçmek zorundaydın eğer dersi geçmek istiyorsan. Ayrıca tüm bunların hepsi 7 haftalık bir dönemde olup bitiyor.

Bunlar tabii ki mesleği daha iyi öğrenmemiz için yapılan şeyler. O yüzden şikâyet etmek için yazmıyorum ama ben Türkiye’de böyle bir tempo ve zorluk görmedim. ODTÜ ve Türkiye’deki onun seviyesindeki okulları bilmiyorum tabii, belki oralarda da böyle şeyler vardır.

Bunların dışında okul ders saatleri açısından çok esnek. Yani 9-6 ders yok ve hiçbir zaman cumartesi ders ya da derslerle alakalı bir şey olmadı. Ankara’da okurken dersler neredeyse full 9-6’ydı ve her cumartesi lab vardı. Derslere ve lablara katılım hiçbir şekilde zorunlu değil. Sadece bazı derslerin formatı diğer derslere göre farklı oluyor; onlarda sınava girmek için bazı şeyler zorunlu olabiliyor.

Ayrıca okul aşırı modern. Kendi ülkemi kötülemek istemiyorum ama Türkiye’deki çoğu üniversite kıyaslayınca ahır gibi kalıyor. Üstelik Türkiye’deki özel okul ücretleri, artan kura rağmen Avrupa’daki okulları da geçti. Hocalara hem derslerde hem de ders sonrasında daha rahat ulaşabileceğin bir ortam var.

2- Barınma

Stockholm’e ilk geldiğinde uygun fiyata kalacak yer bulmak neredeyse imkânsız. Eğer okula para ödemiyorsan durum daha da zor. Ben AB vatandaşı olduğum için okula para ödemiyordum, bu yüzden de ilk yıl okulun yurtlarını kullanamıyordum.

Tüm yurtlarda çok fazla sıra var. Ülkeye yeni geldiğim için de kendimi legit gösterecek ne ID’im vardı ne kimlik numaram ne de banka hesabım. O yüzden kiralık evlerden de bir şey bulamamıştım. En son paylaşımlı yaşam konseptinde olan bir firmanın kiraladığı bir dairede kaldım ama okula yakın olduğu için yurt ücretlerinin 3-4 katıydı.

O yüzden yurt dışında okumaya başlayacak arkadaşlar kesinlikle okula kayıt oldukları gibi gidip kalacak yer ayarlamalı, beklememeli. En son firma fiyatı yükseltmeye çalıştı ve sözleşmede bir açık bulup bana iki seçenek sundu: ya zamlı parayı ödeyecektim ya da daireden çıkacaktım. Şansıma, o sırada başvurduğum yurtta sıra bana gelmişti ve onaylanmıştım. O yüzden direkt oraya geçtim.

Yurtlar burada gerçekten rahat, temiz ve modern. Seçenekler genelde ya kendinle birlikte 2 kişi kalmak ya da tek kalmak şeklinde. Benim kaldığım yurtta sadece tekli seçenek var. Eğer istersen 2. kişiyi göstererek 2 kişi kalabiliyorsunuz ama ondan daha fazlası olamaz. En çok şaşırdığım şeylerden biri de burada çoğu öğrencinin evcil hayvanı olmasıydı; yurtta bakabiliyorsun.

Zaten hiç kimse kaçta girip kaçta çıktığına karışmıyor. Güvenlik falan yok. Bildiğiniz Türkiye’deki klasik hapishane gibi yurtları düşünmeyin; burada çok daha farklı bir yurt sistemi var.

3- Doküman işleri

İsveç için konuşacağım çünkü diğer ülkeleri bilmiyorum. İsveç’e ilk yerleştiğinizde kesinlikle ilk yapmanız gereken şey Skatteverket’e, yani vergi dairesine, gidip personnummer’a başvurmak ve adres kaydı yaptırmak. Adres kaydı internetten de yapılabiliyor.

İsveç’te personnummer, ID kart ve BankID olmadan hayalet gibisiniz. Hiçbir şeye kayıt olamıyorsunuz, telefon hattı alamıyorsunuz, yurtlara başvuramıyorsunuz, kiralık ev bakamıyorsunuz çünkü kimse güvenmiyor. Kısacası hiçbir şey yapamıyorsunuz. O yüzden okul kesinleştiği an, gitmeden önce bu gibi şeyleri araştırmak gerekiyor.

4- İsveç’te çevre, hayat, insanlar ve yaşam

Buradaki çevre gerçekten güzel. İnsanlar çok rahat; bir yerden bir yere sürekli koşturmuyorlar. Hayatı yavaş ama güzel yaşıyorlar. Zaten nüfus az olduğundan hayat burada daha rahat akıyor.

İsveçliler dışarıdan soğuk gözüküyor ama bence nazik insanlar. Şu ana kadar ırkçılığa uğramadım. Stockholm çok ırklı bir şehir olduğu için insanlar artık buna alışmış. İsveç’in daha küçük bir şehrinde okusaydım belki ırkçılığa uğrayabilirdim.

İsveç’in kışı gerçekten çok soğuk ve zorlu. Kışın hava saat 15.00’te direkt kararıyor. O yüzden kışın hayat çok asosyal geçiyor. Ama yazı aşırı güzel ve her yerde etkinlikler yapılıyor; bir anda şehir canlanıyor.

Türkiye’de bulamadığım çoğu şeyi burada bulabilmek ya da olup da çok daha ucuza bulabilmek ve direkt tüm Avrupa’ya, Amerika’ya ve Kanada’ya erişimimin olması çok iyi bir şey. Doğası, gıdaların kalitesi ve havanın temizliği zaten apayrı bir boyutta. Burada fark ettiğim en garip şeylerden biri de neredeyse hiç kimsenin sigara içmemesi oldu.

5- Genel özet

İsveç’e tek başıma 19 yaşında taşınmak aldığım en büyük ve en zorlu karardı ama gerçekten değdiğini söyleyebilirim. Her şeyi kendim yapıp hallettiğim için özgüvenim eskisine göre 100 kat arttı.

Yalnızlık zor tabii. Ailenden ve arkadaşlarından uzaktasın ve bu gerçekten psikolojiyi çok zorluyor. Ama burada bir hayat kurmaya başlayınca daha iyi hissetmeye başlıyorsun.

Speaking’e gelecek olursak, speaking’im zaten iyiydi ama burada konuşa konuşa direkt akıcı konuşmaya başladım. Artık konuşurken asla özgüven sıkıntısı çekmiyorum. Dünyanın her yanından gelmiş çok farklı insanlarla tanıştım.

Türkiye’de gerçekten yaşamadığımızı, sadece hayatta kalmaya çalıştığımızı biliyordum ama burada farkı bayağı hissettim. Kısacası yurt dışına okumaya gidecek arkadaşlar, sizi zorlu ama bir o kadar da güzel bir yolculuk bekliyor.

Yazmayı unuttuğum şeyler vardır tabii. Başka merak ettikleriniz varsa DM’den ya da yorumlardan sorabilirsiniz.

reddit.com
u/theseeenutzzz — 6 days ago
▲ 27 r/TCGTurkiye+1 crossposts

1 aydır biriktiriyorum ve düşüncelerim

Açıkcası bu hobinin bu kadar pahalı olucağını beklemiyordum.Bunu Türkiyede yapabilicek kişi aşırı zengin olması lazım özellikle ing kartlar üstüne yapıcaksa çünkü piyasa aşırı ve gereksiz pahalı(biraz satıcılardan çoğunlukla da devletin suçu tabi) bi bundle ı 20 k ya satmak ne özellikle cardhouse fiyatları okadar sikmiş ki 2. Şubesini açmış Ankarada.Yurt dışında yaşadığımdan bu kadar alabildim,türkiyede yaşasaydım muhtemelen yarısı veya yarısından azını alabilirdim anca.Yavaş yavaş türkiyede de bu tcg piyasası büyüyor ama bu beni korkutmaya başladı çünkü muhteşem devletimiz bunu görüp kumar diye banlayabilir umarım düşündüğüm gibi olmaz

u/theseeenutzzz — 13 days ago