u/Honest-Champion-9835

Image 1 — Tarihte bugün 14 Mayıs 1560 - Osmanlı İmparatorluğu donanması, Cerbe Deniz Muharebesi'ni kazandı
Image 2 — Tarihte bugün 14 Mayıs 1560 - Osmanlı İmparatorluğu donanması, Cerbe Deniz Muharebesi'ni kazandı

Tarihte bugün 14 Mayıs 1560 - Osmanlı İmparatorluğu donanması, Cerbe Deniz Muharebesi'ni kazandı

Cerbe Deniz Muharebesi 1560 yılının Mayıs ayında Tunus'un Cerbe Adası açıklarında Kaptan-ı Derya Piyale Paşa kumandası altındaki Osmanlı Donanmasıyla İspanyol kuvvetlerinin başını çektiği bir Haçlı Donanması arasında yapılmış bir deniz savaşıdır. Osmanlıların büyük bir zafer kazandığı bu savaşta Haçlı gemilerinin yarısı batırılmıştır.

Haçlı Donanması ve hazırlıkları

1538'de Preveze'de alınan yenilgi ve 1541'de İmparator Şarlken'in felaketle sonuçlanan Cezayir seferinin ardından Akdeniz'in önde gelen deniz güçlerine sahip olan İspanya ve Venedik devletleri, Osmanlılar ve müttefikleri olan korsanları kendilerine büyük birer tehdit olarak görmeye başladılar. Özellikle 1558'de Piyale Paşa'nın Balear Adaları'na saldırılar düzenlemesi ve Turgut Reis ile beraber İspanya'nın Akdeniz sahillerine saldırılar düzenlemesi üzerine, İspanya kralı II. Felipe, Papa IV. Paul'den Trablusgarp'ın Turgut Reis'ten geri alınması için yeni bir Haçlı donanması kurulmasına önayak olmasını istedi.

Bunun üzerine İspanya, Papalık Devleti, Malta, Ceneviz, Venedik ve Savoya Dükalığı'nın birleşmesi ile kurulan ve 100-150 parça gemi ve yaklaşık 30.000 kara askerinden oluşan bir armada hazırlandı. Donanmaya Medina-Coeli dukası Jean de la Cerda, kara ordusuna ise İspanyol asilzadelerden Don Alvaro de Sande komuta edecekti. Birliklerin genel komutanı ise ünlü amiral Andrea Doria'nın yeğeni Giovanni Andrea Doria olacaktı.

Haçlı donanması'nın öncelikli planı Tunus açıklarındaki yer alan ve gerek Trablusgarp, gerekse Tunus'a olan mesafesi açısından stratejik bir konuma sahip Cerbe Adası'nı ele geçirmek, ardından Trablusgarp'a saldırmaktı. Ada ele geçirildiğinde Malta ve Sicilya donanmaları burada bırakılıp Osmanlı Donanması'nın Batı Akdeniz'e geçmesi engellenecek, bu sayede askeri yardım alamayacak olan Cezayir daha kolay elde edilebilecekti.

Messina'dan yola çıkan Haçlı donanması ilk önce Malta'ya uğradı. Burada kötü hava koşulları nedeniyle 2 ay mahsur kalan donanma hastalık vb. nedenlerle yaklaşık 2.000 kayıp verdi. Şubat 1560'ta Trablusgarp'a doğru harekete geçtiler ve 7 Mart 1560'ta Cerbe Adası'na asker çıkarmaya başladılar.

Osmanlı Donanması ve hazırlıkları

Bu esnada Akdeniz'deki hareketlenmenin farkına varan Trablusgarp beylerbeyi Turgut Reis, padişah Kanuni Sultan Süleyman'a durumu bildirip gerekli tedbirin alınmasını arz etti. Bir yanda Basra Körfezi'nde Portekizliler ile mücadeleye girişen Osmanlı Devleri, diğer yanda henüz padişah yaşıyor olmasına rağmen Şehzade Selim ve Şehzade Beyazıt arasında başlayan taht mücadelesi ile çalkalanıyordu. Tüm bunlara rağmen Kanuni, kaptan-ı derya Piyale Paşa'ya emir vererek duruma müdahale etmesini istedi. Gerekli hazırlıklar kısa sürede tamamlanarak 86 savaş gemisiyle İstanbul'dan harekete geçildi. Bu donanmaya Mora'da Midilli sancakbeyi Kurdoğlu Muslihiddin Mustafa ve Rodos sancakbeyi Kurdoğlu Ahmed dahil oldular.Böylece Osmanlı donanmasının savaş gemisi sayısı 120'ye ulaşmış oldu.

7 Mayıs 1560'ta Malta'ya ulaşan Piyale Paşa adaya saldırılar düzenleyip esir ve ganimet elde etti. Akabinde, Turgut Reis'in edindiği istihbarat sonucunda Haçlı Donanması'nın halen Cerbe'de olduğu ve Trablusgarp'a saldırmak için beklediği öğrenildikten sonra acilen Cerbe Adası'na doğru yelken açıldı.

Piyale Paşa komutasındaki donanmanın 11 Mayıs 1560'ta Cerbe'ye ulaşması Haçlı birlikleri arasında sürpriz ve panik yarattı, çünkü Haçlılar'ın beklentisi Osmanlı donanmasının ancak yaza doğru İstanbul'dan sefere çıkabileceği ve o zamana kadar Trablusgarp'ın ele geçirileceği şeklindeydi.

14 Mayıs 1560'ta Osmanlı donanması Preveze'de uygulanan yarım ay şeklindeki savaş düzenine girmişti. Merkeze Piyale Paşa, sağ kanada Kurdoğlu Ahmed Bey ve sol kanada da Kurdoğlu Mustafa Bey komuta ediyordu. Haçlı donanması da benzer bir dizilişi uyguladı.

Savaş top atışları ile başladı. Türk topçusunun isabetli ve etkili atışları sonucunda Haçlı filosunda panik ve bozgun belirtileri gözlemleyen Piyale Paşa, düşmanın üzerine gidilmesini emretti. Bu manevrayı gören Juan de la Cerda, elindeki gemileri iki gruba ayırıp bir kısmı ile açık denize hareketlenirken diğer grubu kıyıya yönlendirdi. Bunun üzerine Piyale Paşa denize açılmak isteyen grubun üzerine giderken, Kurdoğlu Mustafa Bey karaya doğru yöneldi. Açık denizde haçlı donanmasına büyük bir darbe vuran Piyale Paşa, Giovanni Andrea Doria'nın filosunu yakalayıp rampa etti, fakat kaptan Doria küçük bir sandal ile ağır yaralı halde kaçmayı başardı. Bu esnada Kurdoğlu Mustafa Bey komutasındaki birlikler karaya yanaşamayan Haçlı gemilerine saldırıp Haçlı birliklerinin önemli bir kısmını etkisiz hale getirdi. Deniz savaşı Türk'lerin kesin zaferi ile sonuçlandı.

Kara muharebesi ve kuşatma

İlk günün sonunda savaşın hakimiyeti tamamen Piyale Paşa'nın eline geçmişti. Bazı kaynaklarda, Haçlı donanmasının ilk günkü kaybının 20 kadırga ve 26 gemisi olduğu, ertesi gün kara savaşları devam ederken ise verilen toplam kaybın hazırlanan armadanın neredeyse yarısı olduğu belirtilir. Asker kaybının ise 9.000-18.000 arasında değiştiği rivayet edilir. Savaşın üçüncü günü Cerbe'ye ulaşan Turgut Reis'in kaçmaya çalışırken yakaladığı gemilere verdirdiği zayiat ve aldığı esir ve ganimetlerle Haçlı donanmasının kaybı büsbütün artmıştır. Alınan esirler arasında Giovanni A. Doria'nın kaçması ile komutayı devralan Don Alvaro de Sande ve diğer üst düzey subay ve soylular da bulunmaktaydı. Kara savaşından kurtulabilenlerin Cerbe Kalesi'ne sığınması ile başlayan kuşatma üç ay sürmüş ve kaleyi savunan İspanyol askerler teslim olması ile savaş tamamen sona ermiştir.

Türk tarihinde Cerbe Zaferi'nden, Preveze'den sonra gelen ikinci büyük deniz zaferi olarak bahsedilir. Cerbe Kalesi'nin fethinden yaklaşık iki ay sonra 27 Eylül 1560'ta Osmanlı Donanması, haçlılardan ele geçirilen ve tahrip edilmeyen 28 savaş gemisi ve 27 nakliye gemisinin yanı sıra aralarında düşman komutanlar Don Alvaro de Sande, general Sanieu de Levia ve Sicilya/Napoli filo komutanı Don Juan'ın bulunduğu yaklaşık 5.000 esir ile İstanbul'a dönmüştür.

Cerbe Muharebesi'nde alınan zafer ile Osmanlı İmparatorluğu'nun Akdeniz'de 22 yıl önce Preveze Zaferi ile başlayan hakimiyeti zirve noktasına ulaşmıştır. Birkaç yıl sonra 1565'te Osmanlı Donanması, Rodos'tan kaçan Hospitalier Şövalyeleri'nin yeni üssü olan Malta Adası'nı kuşatmış, fakat bu defa başarılı olamamıştır. Türklerin denizlerdeki yenilmezliği 1571 yılındaki İnebahtı faciasına kadar devam etmiştir.

Komutanlar

Juan de la Cerda

İspanya Don Alvaro de Sande

Ceneviz Cumhuriyeti Giovanni Andrea Doria

Osmanlı Tarafı

Turgut Reis

Piyale Paşa

Uluç Ali Reis

u/Honest-Champion-9835 — 19 hours ago

İkinci Sason İsyanı (1904)

İkinci Sason İsyanı veya 1904 Sason İsyanı, Ermeni komitacılar'ın Osmanlı İmparatorluğu'na karşı 1904 yılında Sason'da kalkıştıkları ayaklanmadır.

10.000 Osmanlı birliği, 7.000 Kürt

1.000 Ermeni düzensiz birliği, 3.000 Sasun'dan Ermeni

Ermeni komita üyeleri tarafından başlatılan Birinci Sason İsyanı başarılı olamayınca 1897 yılında Ermeni komitacıları ile alınan karar neticesinde Sason'da ikinci bir isyana kalkışıldı. İran'dan bölgeye Van üzerinden gelen Taşnak komita üyeleri, 25 Temmuz 1897 yılında geçiş güzergâhları üzerinde bulunan ve kendilerine rahatsızlık veren Mazrik aşiretine saldırmış ancak başarılı olamadıkları için kaçarak Sason bölgesine gelmişlerdir.

Taşnak komita üyeleri bölgeye vardıklarında yerli Ermeni halkı örgütleyerek Osmanlı Devleti tarafından Sason'da kurulacak askerî kışlaların kurulmaması için 1901 yılında protestolar düzenlemişlerdir.Uzun süre Sason'da devam eden olaylar 1903 yılında isyan niteliği kazanmıştır.[3] Uzun süren protestolar ve olayların ardından Sason Ermeni komitacıları 21 Kasım 1901 yılında Muş'a yakın bir bölgede yer alan Varak Manastırı'nda saklanarak bölgede yaşayan birçok kadın ve çocuğu rehin almıştır. Bunun üzerine Muş ahalisi durumu gizlice hükûmete bildirmiş ve Ermeni komitacılar Osmanlı birlikleri tarafından ablukaya alınmışlardır. Ocak 1902'de ise Muş ve çevresinde Müslüman kıyafetleri giyerek birçok Ermeni'yi katlederek bölgede Kürt-Ermeni çatışmalarını alevlendirmek istemişlerdir.

Yine aynı yıllarda Pasinler, Kiğı ve Hınıs kazalarında da birkaç Ermeni'ye saldırarak Sason'a kaçmışlardır.[4] Ermeni komitacıların kumandanı olan Andranik Ozanyan 1903 yılı sonlarında Kafkasya'dan yaya ve atlı komita kuvvetleri gelmesi için destek istemiş ardından yardıma gelen kuvvetler sayesinde Sason dağlarındaki faaliyetlerini arttırmıştır. Civardaki Ermeni köylerinden de destek alan Andranik faaliyetlerini hızlandırmış ayrıca civar illerden de birçok silahlı Ermeni'nin kendisine katılması ile faaliyetlerinin hız kazandığı arşivlerde yer almıştır.[4] Başlangıçta 300 kişilik bir kuvvete sahip olan Andranik, civar illerden gelen Ermeniler ve silahlandırılan Sason Ermeniler'inin katılması ile 600-700 kişiye ulaşmıştır. Andranik öncülüğünde hızla ilerleyen olaylar 25 Temmuz 1897'den 27 Mayıs 1905'e kadar devam etmiştir. Andranik'in kuvvetleri 20 Şubat 1904 tarihinde Kulp'a bağlı Tapik köyüne saldırmış ve 140 Kürt'ü köyden sürmüşlerdir. Onlarca Kürt'ün hayatını kaybettiği olaylar sırasında Andranik ve kuvvetleri Bozıkan aşiretine saldırmış köylerini yakarak 1.200 adet büyük baş hayvanlarını gasp etmişlerdir. Olayların büyümesi ile 4. Ordu'ya bağlı Salih Paşa, birlikleri ile beraber 23 Nisan 1905 yılında Andranik ve kuvvetleri üzerine taarruza geçmiştir. 24 Mayıs 1905 tarihinde Salih Paşa ve birliklerinin bölgeye gelmesi ile olaylar sona ermiş ve bölge asayişi tekrar sağlanmıştır.

Tarihte Bugün 13 Mayıs 1915 Çanakkale'de, Muâvenet-i Milliye muhribi, Golyath zırhlısını torpilleyerek batırdı.

Muavenet-i Milliye (Osmanlıca: معاونت مليه, "milli yardımlaşma"), Osmanlı Donanmasında 1910-1923 yılları arasında hizmet etmiş bir torpido botudur. Çanakkale Savaşı esnasında 12 Mayıs 1915'i 13 Mayıs'a bağlayan gece Kraliyet Donanması ön dretnotu HMS Goliath'ı gerçekleştirilmiş bir operasyon sonucunda batırmasıyla bilinmektedir.

Goliath Zırhlısı” 25 Mart 1915 tarihinde Gelibolu Harekâtı'na katılmak üzere emir aldı. Gelen emir neticesiyle gemi 1 Nisan 1915 tarihinde Çanakkale'ye doğru yola çıktı. Çanakkale'ye geldikten sonra 25 Nisan 1915 Gelibolu Yarımadası kara çıkarmalarında donanma bakımından destek sağlamak amacıyla görev aldı.Morto koyuna mevzilenen Goliath Zırhlısı Türk mevzilerine göz açtırmıyordu,Türk komutanları gerçekleştirdikleri toplantılar sonucu bu zırhlıya karşı bir operasyon düzenlemeye karar kıldılar ve görev muaveneti milliye muhribine verildi, Ahmet Saffet bey ve alman komutan Rudolph Firle hazırlıklarını tamamlayıp 13 mayıs gecesi harekete geçti,gece 02:00 sularında goliath silüetini farkettiği muavenete ışıldak ile parola sordu muavenet zaman kazanmak adına aynı şekilde karşılık vererek 3 torpido kovanını ateşledi ilk torpido zırhlının köprü üstüne, ikinci torpido baca hizasına, üçüncü torpido ise kıç tarafına isabet ederek 13.000 tonluk zırhlıyı 3 şiddetli infilak İle hızlıca sancak tarafına yatırdı. Gemi komutanı Albay Thomas Lawrie Shelford dahil 500 kişi bu taarruzda ölmüştür.[

▲ 2 r/Patibenya+1 crossposts

Herkese Merhaba

r/agarthaTR, "Agartha" olarak bilinen mitolojik yer altı şehir ve medeniyetinden esinlenen bir subdur.

Agarta hakkında kısa bilgi:

Agarta,Tibet ve Orta Asya geleneklerinde sözü edilen, Asya’daki sıradağların içinde bulunduğu ileri sürülen efsanevî bir yeraltı teşkilâtlanmasına verilen addır. Agartaya ait olduğu ileri sürülen tüneller; Türkiye'de (Nevşehir yöresinde 40 civarı), Amerika'da ve Brezilya'da da bulunmaktadır.

Agarta teşkilâtlanmasının varlığına inanan insanlar; Agartalıların mevcut teknolojiden çok daha üstün bir teknolojiye sahip olduklarını iddia ederler ve uçan daireleri de aslında onların imal ettiklerini söylerler. Ayrıca N@zi Almanyası'nda Hitler bu konu üzerinde araştırmalar yaptırtmıştır.

Sub Amacı:

Sub, daha çok Agarta hakkında post, meme, ya da genel olarak shitpost, galeri boşaltma, meme gibi içerikler üstüne kuruludur. Tabi ki bu içerikler ile de sınırlı kalmamaktadır.

İfade özgürlüğü kuralımız ile de üyelerimizin düşüncelerini tamamen özgür biçimde dile getimesini istiyor ve saygı duyuyoruz.

Eğer ilginizi çektiyse, katılıp, gönderiler paylaşmanız, yorumlar yapmanız ve up atmanız bizi mutlu edecektir.

u/Honest-Champion-9835 — 4 days ago