r/Canarasya

▲ 168 r/Canarasya+1 crossposts

Samsun'da ilk iş günü için işe giden kadına araba çarptı olay yerinde eşi ve oğlu fenalık geçirdi

u/Canaras16 — 3 days ago
▲ 11 r/Canarasya+1 crossposts

Hayatımın en tuhaf doğum günündeyim.

Normalde sevinmem lazım, ama sevinemiyorum. Çünkü burada açıklamak istemeyeceğim kötü bir haber aldım ve bütün tadım tuzum kaçtı. Sabahtan beri sadece yatıyorum. Şimdi de dükkanda babamın işlerini halletmesini bekliyorum ki eve döneyim.

İlk defa bir bara gidip kafa dağıtma planım vardı, ama annem ve ablam yemek yemeğe gitmeyi teklif etti, bir de bir arkadaşım akşam takılmak istedi. Yani bar işi de iptal oldu. Yazık, belki bir kızla tanışırdım da en azından bir flört şansım olurdu.

Ama şimdilik bu keki yiyeceğim işte.

u/Canaras16 — 3 days ago
▲ 8 r/Canarasya+1 crossposts

Benim hayalim böyle bir gün geçirmek

Sabah uyanmışım ve uyandığım gibi karım dudağıma yapışmış, gördüğüm tek şey onun o güzel gözleri. Sonra öpmesi bitince bana "Günaydın hayatım." diyor ve ben de "Günaydın canım." diyorum. Benim koynumda ve benim de elim onun beline sarılı bir şekilde yatıyoruz ve birbirimize bakıyoruz.

Derken kapıdan hafif bir tekmeleme sesi ve kapı yavaşça açılıyor. O kapının arkasından minicik oğlum çıkıyor ve "GÜNAYDIIIIN!!!" diye bağırıyor, yatağa doğru koşuyor. Saftirik minicik haliyle yatağa tırmanıyor ve karımla benim üzerimize sarılıyor. Karımla birer ellerimiz birbirimize sarılırken, diğer ellerimiz de ona sarılıyor. Böyle bir süre kaldıktan sonra karım oğlumu alıyor ve üstünü giydirmek üzere odadan ayrılıyor. Ben de üstümü giyiniyorum ve mutfağa gidiyorum.

Kısa bir süre sonra karım kucağında oğlumla üstlerini giyinmiş bir şekilde geliyor ve oğlumu da sandalyesine oturtuyor. Sonra biz de karımla kahvaltıyı hazırlamaya başlıyoruz. Tabi ki ben her ne kadar eşitlikçi olsa da sonuç olarak eril izleri olan bir ailede el bebek gül bebek büyütüldüğüm için sakarlıklar yapsam da, bu sakarlıklar karımın da bana sabırla öğretmesi sayesinde oldukça azalmış ve ben bu sayede ona ayak bağı olmadan karıma yardım edebiliyorum.

Kahvaltıyı hazırlayınca yemeye başlıyoruz. Ben bir yandan oğluma, bir yandan da karıma yediriyorum. Mutlu bir şekilde yemeğimizi yiyoruz ve bitince de karımla beraber ben sofrayı topluyorum.

Sonra üçümüz de evden çıkıp arabaya biniyoruz. Oğlumu güzelce koltuğuna oturtuyorum ve direksiyonun başına geçiyorum ve oğlumun kreşine doğru yol alıyoruz. Oğlum yolda epey bir gevezelik yapıyor, ama benim kulağıma o gevezelikler birer ninni gibi geliyor. Sonra onu kreşine bırakıyoruz. Sonra da karımı işine bırakmak üzere devam ediyoruz. Yolda sohbet ediyoruz, ara sıra birbirimize flörtöz bir şekilde şakalaşıyoruz falan ve karımı da işine getirdikten sonra onu öpüyorum ve işine bırakıyorum. Sonra da kendi iş yerime gidiyorum.

İş günün en sıkıcı saatleri oluyor, ama neyse ki karım ara sıra birkaç mesaj atıyor da moralim yerine geliyor ve daha iyi çalışabiliyorum. Tabi ben de ona mesaj atıyorum, hep o mu atacak yani. Neyse benim işin bitmesine az kala bana "Biz eve geldik, haberin olsun" diye mesaj atıyor ve benim içim rahatlıyor, çünkü bildiğiniz gibi ülke güvenli değil ama onlar yine iyiler en azından. Benim de işim bitince oğlumun birkaç ihtiyacını ve ona biraz abur cubur, 2 tane de ekmek alıyorum ve eve varıyorum.

Ben daha anahtarlar için elimi cebime atmadan karım kapıyı açıyor ve beni öpüyor, ben de onu öpüyorum. Elimdekileri hemen kapıyor ve ben de ayakkabılarımı çıkartıp içeriye giriyorum. Ben girer girmez oğlum "BABAM GELDİ!" diye koşarak bacağıma sarılıyor ve ben de eğilip onu öpüyorum. Sonra odaya gidip üstümü giyiniyorum ve akşam yemeğine oturuyoruz.

Akşam yemeğinde haberleri izliyoruz. Haberler yine boktan haberler, ama artık umrumda bile değil, ben istediğim aileyi kurmuşum çünkü, onlara bir şey olmasın yeter benim için. Oğlum bana yemek sırasında kreşte yaptığı bir resmi gösteriyor ve ben onu takdir ediyorum. Umarım ressam olur da babası gibi mal olmaz. Gerçi karımın da çocuğu, belki annesine çeker.

Yemek bitince sofrayı toparlıyoruz. Oğlum halıya uzanmış resim yaparken, karımla ben de bugün ne yapsak diye kararsız düşünüyoruz. Sonra oğlum yaptığı resmi gösteriyor, bu sefer beni çizmiş. "Vay kerata!" diye sıpayı gıdıklamaya başlıyorum. Sonra karım da "Sen misin oğlumu gıdıklayan?" diyerek beni gıdıklamaya başlıyor, karım gıdıklayınca oğlum da beni gıdıklıyor.

Gıdıklama bitince ben şak diye "Dondurma yiyelim mi?" diye soru yapıştırıyorum. Oğlumun gözleri sevinçten büyüyor ve ben "Oradan da parka gideriz." deyince sevinçten havalara uçuyor.

Evden çıkıyoruz ama arabaya binmeden yürüyerek gidiyoruz, zaten park iki sokak ötede. Hava hafif serin ama üşütmeyecek bir hava. Benim üstümde tişört var, karım yine de üstüne bir hırka almış, oğlum da yelek giymiş. Ben esen havayı sonuna kadar hissediyorum falan. Oğlum da neşe içinde şarkı söyleyerek gidiyor.

Dondurmacıya varıyoruz, herkes en sevdiği aromadan dondurmayı alıyor ve yiye yiye parka gidiyoruz. Parka varınca dondurmamız bir banka oturuyoruz ve dondurmamızı bitiriyoruz. Dondurmamız bitince oğlum üstünü kirletmiş, onu görüyoruz. Ben hemen onu temizlemeye çalışıyorum, ama beceriksiz bir mal olduğum için elime yüzüme bulaştırıyorum. Karım da bana "Beceriksiz 🤭" bakışı attıktan sonra güzelce oğlumu temizliyor, hamarat bu kadın hamarat, hayranım bu kadına yaw.

Sonra da oğlumuz parka oynamaya gidiyor. Hoşlandığı kız da parkta hemen onunla oynamaya başlıyor. Umarım onlar birbirlerine gelecekte de uyar, çünkü benim sıpanın annesi ile tanışmam 23 seneden fazla sürdü (Bu hayali kurarken, halen kız arkadaşım yok işte. 😔). Sonra onlar parkta oynarken karımla benim odağımız bir anda birbirimize kayıyor ve o güzel gözlerle bana öyle bir bakıyor ki ben ne diyeceğimi bilemiyorum heyecandan. Bende o ilk günkü heyecan falan var. Oğlum da o sırada yorulmuş bir şekilde geliyor ve benim dizime kafasını koyuyor, bayağı yorulmuş.

Onu kucağıma alıyorum ve karımla eve doğru yürüyoruz ve eve varıyoruz. Oğlumuzu odasına getiriyoruz. Ben tam onun üstünü değiştirecekken o tutturuyor "Bu sefer ben giyeceğim" diye. Biraz zorlanıyor ama gerçekten de giymeyi başarıyor. Sonra da dünyayı fethetmiş havalarına giriyor sıpa. Sonra da ben onu yatağına uzandırıyorum ve alnına bir öpücük konduruyorum, hemen de yatıyor maşallah, ben onun gibi hiç hemen uykuya dalamadım ya la. Sonra biz de karımla odamıza geçiyoruz.

Odamıza geçince karım bana manalı manalı bakıyor. Ben "Ne?" diye soramadan şak diye dudaklarıma yapışıyor. Öyle bir öpüyor ki, benim bütün savunmalar anında devreleri kapatıyor. Sonra size anlatma gereği duymadığım şeyler yaşanıyor. O şeyler bitince karım benim koynumda yatıyor ve bana sarılmış, benim de elim onun belinde. Sonra ona öpücük kondurup "Seni seviyorum, iyi ki hayatımda varsın. Hem sen, hem de oğlumuz." diyorum. O da bana "Sen de iyi ki varsın canımın içi." diyor ve birbirimize öyle sarılır bir şekilde bakıyoruz. Ben de o sırada uykuya dalıyorum.

İşte benim en büyük hayalim böyle bir gün yaşamak. Umarım böyle bir gün yaşayabilirim. Umarım siz de yaşayabilirsiniz. Buraya kadar okuduysan sana helal olsun ve teşekkür ederim güzel dostum.

reddit.com
u/Canaras16 — 3 days ago