
Swatch x AP Royal Pop Resmi olarak tanıtıldı!
Swatch 80’lerdeki gibi saat dünyasını sarsmaya devam ediyor. Omega ile başlayan işbirlikleri Audemars Piguet gibi bir markaya kadar geldi. Geleneksel lüks markalar için artık popülerlik ve kültürün bir parçası olmak mağrur, uzak ve ulaşılmaz durmaktan daha önemli bir hal aldı. Kitleler tarafından bilinmeyen ve saygı duyulmayan markaların günümüzde yaşama şansları oldukça azaldı. Pazarlama tarihinde hatırı sayılır bir yeri olan Swatch ise popüler kültür deyince akla ilk gelen markalardan. AP bu anlamda iyi bir işbirliği yapmış oldu. Ancak bu kez olay pazarlamadan çok daha fazlası, iyi ki de öyle!
Bu işbirliği açıklandığında çok endişelenmiş ve Royal Oak’u plastik kasaya koyup “kolay para”ya oynayabileceklerini düşünmüştüm. Sonrasında insanlar bu saatleri Çin’den aldıkları çelik kasalara koyup garip ürünlerle hayatlarına devam edecekti belki de. Omega ve Blancpain'de yapılanlar bu anlamda hayal kırıklığı oldu. Ayrıca Swatch özellikle Moonswatch'ta o kadar çok yeni versiyon tanıttı ki sıkıcı bir hal aldı.
Neyse ki işler benim tahminim doğrultusunda AP’nin 5691’ini baz alan bir cep saatine döndü. Bir cep saati gelmesini ve kol saatine dönüşmemesi en büyük dileğimdi. 2 kollu, kurmalı, antimanyetik, düzgün bir mekanizma ile geldi, safir cam kondu ve masa saati gibi kullanabileceğimiz bir aparat dahi tanıtıldı!
Renkler pop art’ı çok iyi yansıttı. Bu sayede aslında masamızda ya da cebimizde bir ikonun pop art renkli çılgın bir halini taşırken başına bir şey gelse üzülmeyeceğimiz bir fiyatta sunmuş oldu Swatch ve AP. Hem 5691’in köklerine saygı duruşu oldu hem AP ile ortak geliştirilen Nivachron konuldu hem 90 saat ve kurmalı mekanizma geliştirmeleri yapıldı. Yani AP dokunuşu 400€’luk bir saat için oldukça olumlu oldu! Ayrıca cep saatlerinin aslında ne kadar güzel ürünler olduğunu yeniden hatırlatıp popülerleştirecek bir adım oldu ki Swatch’un kurulduğu günden itibaren İsviçre Saat Endüstrisi için yaptıklarına bu olumlu adım da eklenmiş oldu böylece.
Audemars Piguet bu işbirliğinden doğacak tüm karı saatçilik için bağış şeklinde kullanacağını bildirdi. Elbette her iki firmanın da bu işten hem tanıtım hem de maddi karı olacak. Ancak benim önemsediğim en birinci yararı daha çok insanın AP’yi, İsviçre Saatçiliği’ni ve ayrıca cep saatlerini tanıyacak olması.
Saatin öncelikle özelliklerine bir bakalım:
- 40x8.4mm Biyoseramik (plastik) kasa
- Önde ve arkada safir kristal cam
- 20m su geçirmezlik
- Superluminova kollar ve indeksler
- Sistem51 kurmalı mekanizma: 21.600vph, 90h (güç rezervi indikatörü), Nivachron (anti-manyetik pandül yayı), PopArt temalı dekorasyon
- 2 kollu (385€) ya da Small-Second (400€) komplikasyonları
- Dana derisinden kordon
- Biyoseramik (plasik) kasa koruyucu
- Stand olarak da kullanılabilen ek kasa koruyucu aparat
Toplamda 6 adet 2 kollu, 2 adet ise small-second komplikasyonlu model tanıtıldı. Modellerin hepsi cart renklerde ve tam birer PopArt konseptli renklerde geldi. Açıkçası bu sanat akımını çok iyi yansıttıklarını söylemek gerek. Saatin boyutları da hem inceliği hem de kasa olarak tam olması gerektiği gibi. Bu segmentte 8.4mm bir saat hayal gibi!
Mekanizma tarfına özellikle eğilmek istiyorum. Sistem51 Swatch'un geliştirdiği el değmeden üretilen, regülatörü olmayan ve lazerle regüle edilen bir otomatik mekanizma. Bu saat özel olarak kurmalı yapılmış ve güç rezervi tam 90 saat! Yine el değmeden üretilmiş ve regülasyonu lazerle yapılıyor. Bu durum aslında tamir edilmesini imkansız kılıyor. Bozulduğunda değişim yapılıp yapılmayacağı ise bildirilmedi. Benim için değişim yapılsa fazlasıyla yeterli. Takribi 10 sene sorunsuz çalışan bu mekanizmaların olayı zaten el değmeden ucuza mal edilip tamirattan daha ucuza yenisiyle değişmesi. Bu yaklaşımda bence sorun yok. Ancak tamir zamanı gelince saat toptan çöp olursa üzücü olur. Mekanizmada bir diğer dikkat çeken şey ise Swatch Group'un Audemars Piguet ile beraber geliştirdiği ve Powermatic 80'lerde kullandığı antimanyetik ve şoktan etkilenmeyen pandül yayı. Bu sistem bu saatle birlikte Sistem51'e gelmiş oldu ki çok büyük bir gelişme. Piyasada 1000€'larda satılan saatlerin çoğunda böyle bir sistem olmadığını düşündüğünüzde büyük iş kesinlikle! Ayrıca zekice bir iş yaparak bir güç rezervi indikatörü eklenmiş. Arkadaki açıklıktan gördüğünüz yay altın rengindeyse rezerv dolu, gümüşse boş! Yay kurulup sıkılınca görünmediği ve enerjisini verip boşalınca tamamen görünüyor doğal olarak ve bu kısmı gösterip güç rezervi indikatörü en yalın haliyle sunulmuş oluyor. Çok beğendim :)
Detaylarda bence iyi işçilikler görünüyor. Kadran öncelikle yakından gerçekten güzel görünüyor. Lume işlemesi iyi yapılmış. Kollar kusursuz, Royal Oak'taki gibi üst kısımlar fırçalı cilalı görünüyor ve en önemlisi tüm vidalar belli bir açıda bakıyor. Deri kordon da gerçek deriden yapılmış. Swatch bu saatte çok da ucuza kaçmamış.
Saatin en büyük olayı ise kullanımı bence. Öncelikle cep saatleri bence çok kullanışlı saatler. Bu nedenle yüzlerce yıl kullanıldılar. Kol saati gibi sadece kolda değil, cepte, boyunda, çantada asılı olarak bizimle gelebiliyor. Ancak pahalı olduğunda başına bir şey gelme ihtimali de yüksek. Bu nedenle bu fiyatta bir saat daha az korkutucu. Kasa plasik, camlar ise safir olduğundan çizilme ihtimali yok denecek kadar az. Ayrıca hem erkek hem de kadınlar açısından eşit derece fazla kullanım senaryosu bulunuyor. Bu kadar unisex bir saat daha önce gördüm mü hatırlamıyorum.
Saat son olarak 16 Mayıs itibariyle satışa çıkıyor. Sadece Swatch mağazalarında satılacak. Limitli üretim olmayacak ancak elbette sonsuza kadar üretilecek bir saat de olmayacak. Daha güzel haber ise Blancpain ya da Omega işbirlikleri gibi yeni versiyonlar gelmeyecek! İlk partide maalesef Türkiye'de satışı olmayacak. Swatch Türkiye son yıllarda birbirinden üzücü haberlerle karşımıza gelmeye devam ediyor. Geçen sene işçiler grev yapmıştı, servis noktalarından bazıları kapanmıştı, Mido ve Certina ısrarla pazara getirilmiyor derken bir de bu haber tuz biber oldu. Umarım bu durum kısa sürede değişir.
Anavatanı savunur gibi savunduğum (Swatch ile herhangi bir bağım yok, kendilerinden hisse almışlığım da :)) bu saati gerçekten çok beğendim. 3 gün sonra canlıda görmek için sabırsızlanıyorum ve muhtemelen bir tane de alacağım. Bu saat bence cep saatlerinin ciddi ciddi dönüşünün bir simgesi olacak. Ayrıca masamda bir Royal Oak tasarımına bakmak ya da seyahatlerimde çantamda bir luggage tag misali bana eşlik etmesi bana her zaman keyif verecek. Sonrasında muhtemelen çok güzel aparatlar da üretilecek. Elbette bu saatleri kol saatine abuk şekilde dönüştürenler de mutlaka olacak :)
Siz bu işbirliği hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce olmuş mu?
ℹ️ #reklam değildir.