
İbn Âbidîn: Bu Durumda Erkek Hanımından İzin Almak Zorunda
Bu konuda bir iddiada bulunduğum için bazı örnek meseleler vermem gerekti. İbn Âbidîn, el-ʿUḳūdü’d-Dürriyye fî Tenḳīḥi’l-Fetâvâ’l-Ḥâmidiyye’de (1/23) der ki:
“Müellifin, peşin mehir verildiğinde erkeğin sefere çıkabileceğini söylemesi zahirü’r-rivâyete göredir. Câmiu’l-Fusûlayn’da fetvanın buna göre olduğu belirtilmiştir. Ancak el-Baḥr’da Fakih Ebü’l-Kasım es-Saffâr ve Fakih Ebü’l-Leys’in, zamanın fesadı sebebiyle kadının rızası olmaksızın erkeğin onunla hiçbir şekilde yolculuğa çıkamayacağı yönünde fetva verdikleri aktarılır. el-Muḫtâr’da da fetvanın bu görüş üzere olduğu ifade edilir.”
Bu ifadede, sefer hâlinde kadının rızasına itibar edildiğine dair İbn Âbidîn’in açık bir işareti var.
Devamında şöyle der:
“el-Baḥr’da belirtilmiştir ki: Fetvada ihtilaf edilmiştir. En uygun olan, herhangi bir tafsil yapmaksızın iki fakihin (Ebü’l-Kasım es-Saffâr ve Fakih Ebü’l-Leys'in) görüşüyle fetva vermektir. Nitekim birçok meşâyihimiz bunu tercih etmiştir. Zamanımızda kadıların uygulaması da bu şekildedir; Enfaʿu’l-Vesâil’de geçtiği gibi.”
Burada, evlendikten sonra kadının rızasıyla yapılan yolculuk ve taşınma meselesine kıyas edilebilecek birçok güncel durum var: Erkeğin hanımına danışmadan veya onun rızası olmadan evi, yaşam yerini ya da hayatı doğrudan etkileyen kararları alması gibi. Her iki durumda da illet, kadının zarar görmesi ve rızası olmadan hayatının ve yaşadığı ortamın etkilenmesi. İbn Abidin'in de dediği gibi, zamanın fesadı.
Buna benzer, alimler tarafından zikredilmiş bir sürü mesele var fakat şu an kısıtlı internetimden ve ders yoğunluğundan dolayı aktaramamaktayım. Düzeldiği zaman aktarabilirim gerekirse.