
Kitlelerin İştahı: Bir "Hiç" Olmaya Hazır mısın?
Dün Arendt ile "düşünmemenin" konforundan bahsetmiştik. Bugün o konforun yarattığı vahşetle yüzleşiyoruz. James Ensor’un bu tablosu bir sanat eseri değil; modern toplumun bir otopsi raporudur.
Etrafındaki o sırıtan, ruhsuz ve birbirinin kopyası olan maskelere bak. Hepsi birer "hiçlik" abidesi. Kitle dediğin şey budur: Kendine ait bir yüzü olmayan, ancak bir araya geldiğinde seni yutmaya hazır olan o devasa, kimliksiz canavar.
Sistem senden bir "şahsiyet" değil, bir "istatistik" olmanı bekler. Uyum sağlamanı, sürüye karışmanı ve farklılığını o ucuz maskelerin arkasına gömmeni talep eder. Eğer herkes gibi gülmüyor, herkes gibi bağırmıyor ve herkes gibi düşünmüyorsan; bu grotesk karnavalda hedef tahtasındasın demektir.
Şimdi kendine dürüst ol:
Bu kalabalığın içinde kendi yüzünle mi duruyorsun, yoksa üzerine en çok yakışan maskeyi mi seçtin?
Kitle içinde kaybolmak kolaydır, asıl mesele o sisin içinden kendi sesinle çıkabilmekte. Unutma; kitleler seni ancak kendine benzettiği sürece sever.
Kitle insanı için yaşamak, kendisi olmamaktır; başkalarının kopyası olmaktır." José Ortega y Gasset