u/IcyBee7660

ANKARA’DA DENİZ VAR!

Altı Mayıs şafağı—

gece doğurur isyanı!

Güllerin üstüne kazınmış ölüm,

ama köklerinde büyür yarın!

Korku kaçkını bakışları

sürgün ediyoruz geleceğe—

işbirlikçinin gölgesi bile

barınamayacak bu memlekette!

Yarım kalan ezgiler

bizde tamamlanır!

Soluklanan yürek değil—

patlayan bir volkan bu halk!

Soruyorlar:

Ankara’da deniz var mı?

Var can yoldaşım

Hem de nasıl var—

Dalga dalga, sokak sokak!

Ayaklanır kaldırımlar,

yürür üstümüze tanklar korkarak!

O deniz—

bir isim değil sadece!

Bir yemin!

Bir kavga!

Bir halkın yeniden doğuşu!

Üç karanfil düştü toprağa—

üç değil, milyon oldu!

Her damla kan

bir dalga şimdi—

vurur Ankara’nın taşına!

Duyuyor musun?

O ses—

Deniz Gezmiş’in sesi!

Dağlardan değil artık—

Sokaklardan yükselir!

Karadeniz gibi hırçın,

Akdeniz gibi yakıcı,

Marmara gibi içimize akan—

bir deniz var Ankara’da!

Ve o deniz…

boyun eğmez!

Diz çökmez!

Satılmaz!

Kızıldere’den yürür gelir,

yakar gecenin bağrını!

Kerbela’dan öğrenir sabrı—

ama zulme asla boyun eğmez!

Soruyorlar yine:

Ankara’da deniz var mı?

Ankara'da Deniz;

Yalın ayak çocuklar için,

işçinin alın teri için,

anaların yüreği artık yanmasın diye

VAR!

Ve o deniz kabarırsa—

hiçbir bent tutamaz!

Çünkü biz…

o denizin ta kendisiyiz!

Abdullah Oral...

u/IcyBee7660 — 8 days ago

Emeğin Emekçinin Bayramı —

1 MAYIS

Madenlerde, ocaklarda

Çığlıklarımızı kömür diye kazırken,

Özgürlüğe yürüyen ellerimizi

Kahpece vurdular karanlıktan.

Ondandır Bir Mayıslar

Hüznün kapısını aralar;

Ve bir kıvılcım gibi

Ayağa kaldırır insanları!

Gayrı her Mayıs sabahı

“Çiğdem ile Nergiz’in”

Sesleri çınlar kulaklarımda...

Sanmayın unuttuk!

Bu halk unutmaz hiçbir zulmü,

Gün gelir hesabını sorar!

Belki bir gün

Zamandan koparırız

Geçmişe çivilenen çığlıkları...

Ve yeniden doğar meydanlarda

İşçinin, köylünün, emekçinin

Kavgayla büyüttüğü umut!

Hayat bizden ne çaldıysa

Bir güne sığdırırız bazen koca ömrü.

Çünkü her Mayıs sabahında

Vurulup düşenlerin gözleri bakar yüzümüze.

Elbet yıkılacak bu duvarlar!

Sesini kaybeden insanlar

Bir gün kendi çığlığını duyar.

Ve halklar

Kanayan yaralarını

Birlikte sarar!

Yakıp geçsek hasretin duvarlarını,

Tamamlansa yarım kalan türküler...

İçimde köz gibi duran bu sevda

Özgürlüğün yokluğundan yanıyor!

Çelikten olsa da zulmün zinciri

Kırarlar bir gün, kırarlar!

Ve o gün

Bozkırlar çiçek açar yeniden,

Sular taşar koyaklardan,

Emekçi halklar el ele verip

Karanlığı ateşe verir!

Ezilenden yana

Emekten yana

Yeni bir dünya kurarlar!

Bir gün mutlaka kurarlar!

Abdullah Oral

u/IcyBee7660 — 14 days ago