


Ya Osmanlı Amerikan Mandasına Girseydi?
Maraş dondurmacısı kılıklı fesli maymunlara itibar ederek Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e düşman olanlar için bir alternatif tarih senaryosu: "Ya Osmanlı Amerikan mandasına girseydi?"
19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkışın ardından Mustafa Kemal Paşa, Anadolu'da bir direniş başlatmak ve ülkeyi düşman işgalinden kurtarmak adına önce Havza ve Amasya genelgelerini yayınladı, daha sonra ise Sivas Kongresi için Sivas'a doğru yola çıktı. Fakat yolda mandacılar ve İstanbul hükümetine çalışan casusların ortak bir planıyla suikaste uğrayarak vefat etti. Sivas Kongresinde bağımsızlık düşüncesinin en büyük önderi olan Mustafa Kemal Paşa'nın yokluğu, manda fikrinin kabul edilmesine sebep oldu. Kongrede Artin Kemal esip gürlüyor, "Asırlardır Asya kavimleri Garplılara karşı kaybediyor, biz mi kazanacağız? Alman dostlarımızla beraber savaştık ve kaybettik, şimdi tek başımıza bütün dünyayı nasıl yenebiliriz!" diyordu. Nitekim Anadolu'daki bürokratlar tekrar İstanbul Hükûmetine boyun eğdi. Amerika'nın arabuluculuğu ile Mondros Mütarekesi gözden geçirildi. İzmir ve Edirne Yunanistan'a, Artvin ve Ardahan Gürcistan'a verildi. Hicaz bağımsızlık kazandı, Ermenistan, Kürdistan, Irak, Suriye ve İsrail ise özerk oldu. Boğazlar bölgesinde uluslararası bir komisyon kuruldu. Ülke merkeziyetçi ve üniter yapısını kaybederek Osmanlı Federasyonu adını aldı. Ülkeyi Amerika'nın ellerine teslim eden Artin Kemal de sadrazamlıkla ödüllendirilmişti. Osmanlı hanedanı sembolik olarak var olsa da ülkenin topraklarını, egemenliğini ve bağımsızlığını kendi çıkarları için teslim etmişlerdi. Yeni kabinenin bakanları Amerikan generallerinden seçiliyor, eğitimi ise yine Amerika tarafından düzenleniyordu. Ekonomi çökmüş, ülke ciddi bir enflasyon belasıyla boğuşuyordu. Yolsuzluk sebebiyle yatırımlar ve projeler aksıyor, halk hizmetten yoksun kalıyordu. 1926'da Sultan Vahdettin vefat etti, bu yönetim boşluğu sırasında da İsrail ve Ermenistan bağımsızlık kazandı. Ülkenin kötü gidişatına ise sonunda Anadolu halkı ses çıkarmaya başladı. Karadeniz'in dağlarında yıllar önce canına kast edilen Mustafa Kemal Paşa'nın Ali Fethi, Mazhar Müfit gibi arkadaşları bir gerilla ayaklanması başlatırken, Kütahya civarında ise Çerkez Ethem önderliğinde Kuvâ-yi Seyyâre isyan başlatmıştı. Anadolu'nun bağımsızlık kazanmasından korkan Amerika ise bölgeye ciddi sayıda birlik göndererek iki isyanı da çok kanlı bir şekilde bastırdı. Çünkü bu Kuvvacı hareketler birbirinden bağımsız çalışıyordu, onları tek bir merkezde birleştirecek olan bir Mustafa Kemal Paşa yoktu. Devrimler yapılmadı, ülke fakir ve geri kaldı. 1950'lere gelindiğinde Irak, Suriye ve Kürdistan da bağımsızlık kazandı, Amerika ülkeden çekildi. İstanbul ve Ankara ise "Anadolu" ismiyle birleşti. İşte atamız olmasaydı, muhtemelen böyle bir ülke olacaktık.
HOI4 The Opposition modundan ilham alınmıştır.